Teknoloji Sorunsa Çözümü İnsandır!

Seyyit Nezir Sordu

1. Kapitalizmin doğayı ve insan doğasını bozarak ve tüketerek uygarlığı geri dönüşsüz bir yok oluşa sürüklediği savını haklı buluyor musunuz?

2. Amerikalı Marksist David Harvey bugünkü teknolojik gelişmelerde insanlığı anbean denetleme ve sınıfsal tahakküm tehdidinin varlığını vurguluyor. Bu tehdidi özellikle 5G ve Yapay Zekâ (YZ) teknolojilerinin daha da güçlendirdiği yönünde bilim adamlarının kaygılarını paylaşıyor musunuz?

3. Üçüncü binyılda insanlığı teknolojik donanımlı Yeni Ortaçağ’a sokma çabasındaki küresel oligarşiyi –teknolojik ve ekonomik gelişmede önderliği yakalamasıyla– Çin’in durdurabileceği (David Harvey) görüşüne katılıyor musunuz? 5G ve YZ teknolojilerine karşı kitlesel gösterilerin başladığı aşamada Kovid – 19 salgınıyla girilen sürecin sonunda insanlık için nasıl bir gelecek tasarımı öngörüyorsunuz?

4. Postmodernizmle birlikte felsefe ve sanatın insana karşı sorumluluk duygusunu yaygın olarak yitirdiği eleştirisini yerinde buluyor musunuz? Bugün insanın yok oluş sürecine sokulduğu bir dünyada sanatçı ve düşünürler ne yapmalıdır?

Yanıtladık…

Teknoloji Sorunsa Çözümü İnsandır!

Topluca söylemek gerekirse…

Farklı Yaklaşımlar

Sürücüsüz araçlar trafiğe çıktı ve daha az sorun yaratıyorlar, üstelik çevreciler; öğrenciler taktıkları contact lenslerle ders kitaplarına ve tabletlere gereksinim duymadan bir göz kırpmasıyla müfredatın tüm bilgilerine ulaşabilecekler; tuvaletlere koyduğumuz çipler likit biyopsimizi yapabilecek, bir hastalığımız varsa hangi ilacı hangi dozda kullanmamız gerektiğiyle birlikte telefonumuza iletecek; İnternetin yerini “beyin-net” alacak, duygu ve anılar da sosyal medyada paylaşılabilecek; kanser nano-tıbbi malzemelerle tıp literatüründen silinecek, kendi hücrelerimizden böbreğimizi evimizin salonunda 3D yazıcılarla kendimiz üretebileceğiz…

Sosyal İnsansı Robot Sophia

Bunlar, fütüristlerin yakın geleceğimize ilişkin öngörülerinden birkaçı. Ama bilimkurgu yazarları ve yönetmenleri, ileri teknolojinin geleceğe etkileri konusunda bu kadar ütopik değil. Onlar gelişmeleri çoğunlukla insanlığın yok oluşa doğru sürüklenişi biçiminde, distopik öngörülerle betimliyorlar.

Teknolojinin 5G ve Yapay Zekâ ile ulaştığı düzeye, birbirine ters yönde iki yaklaşım gözleniyor: Bunlardan birini, Amerikalı fütürist; “İnsanlık 2-0”ın yazarı Raymond (Ray) Kurzweil temsil ediyor. Kurzweil, teknolojinin doğrusal değil, üstel geliştiğinden hareketle, bu yüzyılın sonunda 1.0 sürüm biyolojik bedenlerimizin ve beyinlerimizin biyolojik olmayan zekâyla birleşerek trilyon kere trilyon daha fazla bir güce ulaşacak “tekilliğe” gittiğini ileri sürüyor ve şu anda bu geçişin ilk aşamalarında olduğumuzu söylüyor.

Amerikalı Anarko-Primitivist (Anarşist İlkelci) John Zerzan ise bu teze itiraz ediyor, “İnsanlık, tahakküme mutlak bir teslimiyet hâlinde kendisini tasfiye ederek sona eriyor.” diyor. Zerzan, bu çöküşün önüne geçecek makine kırıcı, uygarlık karşıtı bir politikayı rehber edinecek yeşil ya da ilkelci anarşist tepki öneriyor.

Bir de İngiliz Bilim Kuramcısı Roger Penrose gibi YZ’nin insan yapımı olmasına dayanarak, insanın kontrolünden çıkamayacağını, insana özgü niteliklere ulaşamayacağını öne sürenler var. Penrose, Kralın Yeni Aklı kitabında, yapay zekâ kralına “Çıplak!” diyor. Çünkü 1017 mantık ünitesine sahip Ultronic bilgisayarın test toplantısında şu soruyu soruyor: “Nasılsın?” Yanıtlamak şöyle dursun, soruyu bile anlamıyor Ultronic!

Neler Oluyor?

Teknoloji alanında yaşanan sıçramalı gelişmeler, günlük yaşamımızı eşzamanlı etkileyen sonuçlar doğuruyor. Bu baş döndürücü gelişme, insanlığa hem beslenme, barınma ve sağlık gibi geleneksel sorunlarını aşmak için fırsatlar sunuyor hem de toplumsal uyum ve insani değerlerin korunması noktasında riskler taşıyor.

5G ve YZ temelli son endüstri atılımını gerçekleştiren kapitalizm, kendisinden önce hiç olmadığı kadar emeği ve insanı ihmal ediyor. Doğasında, toplumsal eşitliği temel alan bir devrimle çözülebilecek kadar büyük bir istihdam sorununu barındırıyor.  Var oluşunu “artı değer” üzerine kurmuş olan üretim ilişkilerinin egemenlik biçimini, mali sermayenin üretim sermayesiyle bütünleşmesinden beri, çok daha faşizan biçimde sürdürüyor.

Kapitalizmin kazandığı bu ivme, toplumun tüketim alışkanlıklarını ve kültürünü yeniden inşa ediyor: Dijitalleşen yaşam, tek kullanımlık nesneler, sınırsız bireysel tercihler, cinsel özgürlük hareketleri… Postmodernizmin sanat ve felsefede bağlamsızlaştırdığı anlamdan böyle bir sosyokültürel yapı biçimleniyor. İletişim araçları arttıkça insan daha çok yalnızlaşıyor. O kadar ki ‘Yalnızlık Bakanlığı’ kurulan İngiltere’de hükümet, “İntiharları Önlemekten Sorumlu Bakan” atıyor! Batı’nın yitirdiğini, Asya ancak kamuculuğa sarılarak koruyabilir ve insanlık için bir umut olabilir.

Yapay Zekânın Farkı Ne?

Geleceğe ilişkin iyi ve kötü senaryolar yazarken her şey gibi teknolojinin de sınıfsal olduğunu unutmamak gerekiyor; bir de sınıfların ortadan kaldırılmasının teknik ilerlemeyle değil, siyasal iktidarla mümkün olduğunu! İnsanlığın başlangıcından bu yana büyük eşiklerden biri kabul edilen YZ’nin farkı, nesnelerin interneti sayesinde öğrenebilen bir algoritmaya sahip olması ve bu yüzden ne yönde gelişeceğinin, insanı nasıl değiştireceğinin kestirilememesi.

Bu belirsizlik birçok distopik efsane üretilmesine izin veriyor. En son Covid-19’un, Avrupa kapitalizminin kendisine yük olan emekli nüfusu azaltmak ya da insanları çipleyerek denetim ve kontrol altına almak amacıyla üretildiği söylencesi gibi! Kapitalizmin yarattığı sorunların özelleşerek, bireycileşerek ve bencilleşerek çözülemeyeceğini görmek; farklılıklarımızı koruyarak, dayanışmacı, paylaşımcı ve kamucu bir muhalefetin örgütlenmesine umut bağlamak gerekiyor.

Halkın doğal afetlerdeki dayanışması, bu sorunun nasıl çözüleceğini gösteriyor; Soma faciasında sedyeye konurken kirlenmesin diye çizmelerini çıkarmak isteyen maden işçileri de gereken umudu yeşertiyor!

Düşünürün bilgi, sanatçının ilham alacağı nokta budur!

Soruşturmanın tümü Sanat Olayı’nda: https://sanatolayi.com/insan-yok-olusa-mi-surukleniyor-insanlik-son-bunalimi-nasil-asacak-cikis-nerede-ii/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.