Millet İttifakı’nın Eğitim Mutabakatnamesi

Eğitimi devletin bir görevi ve sorumluluğu olarak görmeyecek, eğitim eşitsizliğinin temelinde yatan ekonomik eşitsizliği ortadan kaldırmayacak; dinci cemaat, vakıf ve derneklerle protokoller imzalamaya devam edecek, eğitimin içeriğini neoliberal kültürün bilimden uzak, orta çağ karanlığına terk edecekseniz, ülkeyi yönetmeye neden talipsiniz ki, ülke ve eğitim zaten öyle yönetiliyor!

Okumaya devam etMillet İttifakı’nın Eğitim Mutabakatnamesi

Türkiyeli Türkçeciler

Google Çeviri’ye bir “Poetry in Turkish” bir de “Turkish Poetry” yazın, aradaki farkı göreceksiniz; ilki “Türkçe şiir”, ikincisi “Türk şiiri” demek. Bir yapay zekâ algoritmasının “bile” yapabildiği bu ayrımın farkında olmadığınız düşünülemez. Öyleyse amaç başka!

Okumaya devam et “Türkiyeli Türkçeciler”

Hangi Kültürün Vizyonu?

Yenilenme ve ilerleme modernizmin bize bıraktığı en köklü mirastır. Türkiye, buradan aşama aşama gerçekleştireceği devrimsel dönüşümlerle yüz yıl önce inşa ettiği bağımsızlıkçı bir siyaseti, halkçı bir ekonomiyi ve aydınlanmacı bir kültürü, bugünün dünya koşullarından ve yaşadığı yüzyıllık bir deneyimden öğrenerek yeniden kurabilir.  Çünkü kapitalizm krizde…

Okumaya devam etHangi Kültürün Vizyonu?

Son Bir Saniye

Bu yazı, yılın o son bir saniyesini uzatıp o süre içinde dünden yarına çizgisel bir akışta algıladığımız “zaman”, “değişim” ve “entropi” üzerine düşündüklerime dairdir. Peki, fen bilimlerine ait bir yasa, sosyal bilimler için de geçerli olabilir mi? Örneğin yerçekimi gibi fizikî evrene ait bir yasayı, toplumsal gelişmeleri açıklamak için de kullanabilir miyiz? Denemeye değer…

Okumaya devam etSon Bir Saniye

99. YILINDA

Cumhuriyet’in ‘Süperpozisyon’u

Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılının eşiğinde, ülkemizin “süperpozisyonu”nu görebilmeyi, kuantum fiziğinden öğrendiğimiz atom altı parçacıkların aynı anda iki farklı yerde bulunabileceği kuramına borçluyuz! Görüyoruz ve yine de Schrödinger’in kedisi yaşıyor mu öldü mü diye merak ediyoruz. Bu nedenle kutuyu açmaya Türkiye’nin bağımsızlıkçı, halkçı, aydınlanmacı, yani “Cumhuriyetçi pozisyonu”nu yaratmaya mecburuz!

Okumaya devam et “99. YILINDA”

Soma’dan Amasra’ya…

Madenciden öğrenmek

Aşağıda 2014’te Soma okulu öğretmeni madencilerin ölürken, bizi çıkardıkları “nefeslik”te verdikleri derslerden birkaçını alt alta yazdım. Toplarsak ne çıkar? ‘Fıtrat, kader, yüce adalet’ gibi kavramların arkasına saklananlar için Amasra felaketi çıktı. Bize ise buradan, yaşarken emekleriyle hayatı yaratanların, ölürken büyük insanlığın kaçınılmaz geleceğinin yaşam kültürünü ürettikleri çıkar. Bir de…

Okumaya devam et “Soma’dan Amasra’ya…”

“Anday Şiiri”nin Grameri

“Şair burada ne söylemek istemiş?”

Milas Belediyesi, Melih Cevdet Anday’ın yazları yaşadığı Ören’de 26 Ağustos’ta başlayan ve üç gün süren Melih Cevdet Anday Sempozyumu düzenledi. Halim Şafak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen sempozyumda ilk gün Melih Cevdet’in Anday’ın şair ve yazarlığı çeşitli yönleriyle incelenip tartışıldı. Sempozyum bildirilerinin yer aldığı Melih Cevdet Anday: ‘Rahatı Kaçan Ağaç’ kitabı okurlara dağıtıldı. Aşağıdaki metin, sempozyumda yaptığım konuşmadır.

Okumaya devam et ““Anday Şiiri”nin Grameri”

‘Cüney Tarkın’dan Cüneyt Arkın’a Fahrettin Cüreklibatır

“Cüney Tarkın”a gelince, o benim kuşağımın çocukluk ve ilk gençlik hayallerimizle birlikte toplumsal ve kişisel mümkünlerimizi düşsel düzeyde de olsa kanatlandırmış kahramanıydı. O kahraman, düşe kalka yürüdüğü sinema kariyerini, benim gözümde, 12 Mart döneminde Yılmaz Güney’e verilmiş bir ödülü siyasi gerekçelerle ondan alıp kendisine vermek isteyenlerin yüzüne fırlatıp atarak taçlandırmıştı. Sinemada da özel yaşamında da düşünsel duruşunda da ülkemizin yakın tarihi gibi kıyıları mutedil, açıkları kaba dalgalı bir denizdi.

Okumaya devam et “‘Cüney Tarkın’dan Cüneyt Arkın’a Fahrettin Cüreklibatır”