Şiir Mitinin Sonu

PATERSON

Bugün, ilk kez 1999 yılında UNESCO tarafından ilan edilen ve dünya çapında kutlanan 21 Mart Dünya Şiir Günü. Bu günü fırsat bilerek özel, mükemmeliyetçi, mitsel ve göksel şiiri yeryüzüne indirip dünyasallaştırabilir; eşitlikçi ve adil olamayan sosyal sistemin yarattığı geleneksel kültürün egemen algı kalıplarını, minimalist Jim Jarmusch’un Paterson filmiyle yıkabiliriz.

Okumaya devam et “Şiir Mitinin Sonu”

Karşı Kültürün Antikahramanı Bukowski

EDEBİYATTAN SİNEMAYA: FACTOTUM

Kendini tüketişinin 30. yılında Charles Bukowski’yi anarken düşünmeden edemedim: Eğreti de olsa muhalif bir duruşu olan yazar, mücadelesini, “Hangi kişisel güzellik, toplum güzelleşmeden kalıcı olmuştur ki?” sorusunu haklı çıkaracak tarzda sürdürdü. Oysa Edip Cansever yanılmış olamazdı: “Gülemiyorsun ya, gülmek / Bir halk gülüyorsa gülmektir…”

Okumaya devam et “Karşı Kültürün Antikahramanı Bukowski”

Makinistiniz Uyumuyor!

CINEMA PARADISO/CENNET SİNEMASI

Toto, “Hiçbir şeyini sevmiyor musun makinistliğin?” diye üsteleyince; Alfredo mesleğini dayanılır, hatta cazip kılan nedeni söyler: “Zamanla alışıyorsun ve bazen de salon silme dolduğunda, insanların güldüğünü duyuyorsun, sen de mutlu oluyorsun. Onları güldüren senmişsin gibi dertlerini, sıkıntılarını unutuyorsun…” Cinema Paradiso, sinema sanatının bu ağır işçilerine, makinistlere bir ağıttır ki onlar sanat aşkları ve insanlık sevgisiyle bu ağıtı hak etmişlerdir.

Okumaya devam et “Makinistiniz Uyumuyor!”

Devlet-Sanat İlişkisi Bağlamında

BAŞKALARININ HAYATI/DAS LEBEN DER ANDEREN

Sanat-devlet ilişkisine, sanatı dışlayan Platoncu ve destekleyen Aristotelesçi yaklaşım, yüzyıllarca etkili oldu. Artık günümüzde sanatı ve sanatçıyı önemsizleştiren, olumsuzlayan, hatta yasaklayan Platoncu sanat karşıtlığının yerini; dinsel ideolojilerin sınırlamaları, kapitalizmin tüketim odaklı yaşantısının yozlaştırıcı etkisi ve postmodernist kültürün yapıcılık içermeyen yıkıcılığı aldı.

Okumaya devam et “Devlet-Sanat İlişkisi Bağlamında”

Sinemada Eğitim

Sosyal, kültürel, ekonomik, pedagojik tüm eğitim temaları, Sinemada Eğitim’de 41 incelemeyle bir araya geliyor. Kitapta, yönetimi, okulu, öğretmeni, öğrencisi, velisi ile tüm eğitim bileşenlerini yakından ilgilndiren, sınıf yönetiminden akran şiddetine, çocuk istismarlarından merkezi sınavlara, öğretmen-veli ilişkilerinden özel okullara… eğitimin saymakla bitmez sorunları, zengin deneyimlerin yansıdığı filmlerle inceleniyor.

Okumaya devam et “Sinemada Eğitim”

Fellini’nin Eleştirel Düşselliği

8 ½: KARNAVALDAN SİNEMAYA BİR METAFİLM

20. yüzyılın etkili ve yaratıcı yönetmenlerinden Federico Fellini, İtalyan sinemasının önemli temsilcilerinden biri. Vizyonu ve tarzı İtalyan sinemasıyla sınırlı kalmayıp diğer ülke sinemalarından yönetmenleri de etkiledi. 104. yaş gününde Fellini’yi ve onun insanları akıllısı delisiyle, zengini fakiriyle, yaşlısı genciyle eşitleyen karnaval sinemasını 8 ½ metafilmiyle selamlıyoruz.

Okumaya devam et “Fellini’nin Eleştirel Düşselliği”

Birey mi Toplum mu?

HAYATIN KAYNAĞI/THE FOUNTAINHEAD

Birey, cam fanus içinde sosyalleşip kültürlenmiyor; bir toplumun içine doğuyor ve o toplumun her türlü kültürel varlığından etkileniyor; yarattığı etkiyle de toplumu değişime uğratıyor. Toplum, gelişme yönünde ilerletici rol üstlenen bireye ne kadar muhtaçsa; birey de sosyal, kültürel, sanatsal gıdayı alabilecek bir topluma o kadar mecburdur; Ayn Rand hariç değil!

Okumaya devam et “Birey mi Toplum mu?”

Cumhuriyet için vuruldular!

ALİYE’DEN KUBİLAY’A

Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, 23 Aralık 1930’da Cumhuriyet karşıtı gericler tarafınfandan öldürüldü; tıpkı Halide Edip’in Vurun Kahpeye adlı romanının Öğretmen Aliye’si gibi. Her iki ölüm de Cumhuriyet içindi ve gerçek kadar kurgu, kurgu kadar gerçekti!

Okumaya devam et “Cumhuriyet için vuruldular!”

Kapitalizmin Sanat Eğitimi

WHIPLASH/KIRBAÇ

Oysa eskilerin dediği gibi: “Mükemmel tekâmüle aykırıdır!” İşte oldu, dediğiniz yerde ilerlemeniz donar kalır. Daha önemlisi eğitimin kendisi bir tekâmüldür. Fletcher’in anladığı “başarı” kavramının içini ise sosyoloji ve psikolojinin bilimsel verileri değil, kapitalist kültürün yarattığı “insan insanın kurdudur” yaklaşımı doldurmuştur.

Okumaya devam et “Kapitalizmin Sanat Eğitimi”

Film Noir Aynasında Hollywood

MULHOLLAND DRIVE/MULHOLLAND ÇIKMAZI

Amerikan rüyasının paramparça olduğu yerde, bu idealizme Hollywood içinden sert bir eleştiri getiren David Lynch’in Mulholland Çıkmazı’nın mecazları, bugün Amerikan kültürünün çürümekte olan fenomenleri olarak gözümüzün önünde sapır sapır dökülüyor!

Okumaya devam et “Film Noir Aynasında Hollywood”