Bireyin Anlam Arayışı

ANDRE İLE AKŞAM YEMEĞİM/MY DINNER WITH ANDRE

Andre ile Akşam Yemeğim’de André’nin yakındığı, Wally’nin ise değiştirmeyi göze alamadığı mevcut gerçekliği doğru anlayacak bir bilimsel yaklaşıma ihtiyaç var. Felsefenin düşünsel, sanatın duygusal araçlarla kurcaladığı gerçeklik, sosyolojinin bilimsel bir incelemesine gereksinim duyuyor…

Okumaya devam et “Bireyin Anlam Arayışı”

Platon’un Kamerası

SİNEMA-FELSEFE İLİŞKİSİ

İnsanın evrensel ve temel sorularını anlamaya, sorgulamaya ve cevaplamaya çalışan; mantık, analiz ve eleştiri yoluyla bilgiyi araştıran; ama en önemlisi kavramlar yaratarak onlarla düşünen felsefe ile kendisinden önceki altı sanatın olanaklarını organize ederek kurgusal yaşantılar yoluyla insanların duygusal, estetik deneyimlerini zenginleştiren ve daha önemlisi imgelerle çalışan sinemayı bir ve aynı kılmak doğru bir eşleştirme gibi görünmemektedir.

Okumaya devam et “Platon’un Kamerası”

Engellerden Olanak Yaratmak

KİYARÜSTEMİ’NİN DENEYSEL SİNEMASI

İran Yeni Dalga sinemasının önemli yönetmenlerinden Abbas Kiyarüstemi’yi doğumunun 84, ölümünün 8. yılında saygıyla anıyoruz. O, bu saygıyı en çok, iktidarın yasaklarını yaratıcı anlatım olanaklarıyla, Batı’nın etkisini ülkesine bağlılığıyla aşmayı başardığı için hak ediyor. Tıpkı özgün ve minimalist sinemasını zenginleştiren, deneysel çalışması Şirin ve 24 Kare filmlerindeki gibi

Okumaya devam et “Engellerden Olanak Yaratmak”

Öğretmenin Bitmeyen Senfonisi

Mr. HOLLAND’S OPUS / SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Okullarımızda eğitim, liselere ve üniversitelere geçiş sınavlarıyla fiilen; Türkiye Yüzyılı müfredatı ile resmen sona erdi! Öğrenciyi tekke tarikat gericiliği ile “değer”sizleştirmeye çalışan MEB, “mülakatla” yandaş kıldığı öğretmenliği de “Meslek Kanunu” ile bitirmek istiyor. Ve biz bütün bu olup bitene, bir kez de Stephen Robert Herek’in öğretmen güzellemesi filmi “Mr. Holland’s Opus” ile itiraz ediyoruz!

Okumaya devam et “Öğretmenin Bitmeyen Senfonisi”

Edebiyat-Hukuk Savaşları

HOWL/ULUMA

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gelişen refah ile toparlanan üst orta sınıfın; kapitalizmin modernist yaşamından, kalıp değerlerinden sıkılmış çocuklarıydı Beatlar. O çocuklardan biri, huzursuzlukla yaşadığı hayatı 27 yıl önce huzur içinde terk eden Irwin Allen Ginsberg’di. Doğumunun 98. yılında edebiyat ve hukukun savaş alanı olan Howl (Uluma) şiiriyle anıyoruz Ginsberg’i.

Okumaya devam et “Edebiyat-Hukuk Savaşları”

Öğretmenin Pirus Zaferi

ONE EIGHT SEVEN/187

İstanbul’da disiplin suçları nedeniyle okuldan atılan 17 yaşındaki lise öğrencisinin, okul müdürü İbrahim Oktugan’ı öldürmesi; okul katliamlarında sicili kabarık Amerika’yı ve bu cinayetlerden birine odaklanan, Kevin Hal Reynolds’ın “One Eight Seven” filmini bir kere daha, ama bu kez dikkatle izlememizi gerekli kılıyor; çünkü ABD’nin bu şiddet üreten sosyolojisi, müttefiklerini ve sömürgelerini de etkiliyor.

İbrahim öğretmen için

Okumaya devam et “Öğretmenin Pirus Zaferi”

Devlet-Sanat İlişkisi Bağlamında Tarkovski Sineması

IVAN’IN ÇOCUKLUĞU’NDAN KURBAN’A

Hayatlarını ideallerine adayan, inançları için mücadele eden, bu uğurda kendilerini feda edebilen karakterleri gibi Andrey Tarkovski de idealleri için sanatını araçsallaştırmaktan çekinmez. Sosyalist bir sanatçının düşünceleri uğruna mücadele etmesi gibi, o da en iyi bildiği yol olan sinema sanatıyla, insanlığı o büyük uyum dünyasına taşımak için çırpınmıştır diyebiliriz, gönül rahatlığıyla…

Okumaya devam et “Devlet-Sanat İlişkisi Bağlamında Tarkovski Sineması”

Üstünle Normalin Eşitliği

GIFTED / DEHA

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” tamlamasının “Çocuk” kısmını, rock ritmli danslarla balonlar uçurarak geçiştiremeyiz. Çocuklarımızın en temel insani gereksinimlerini göz ardı edip dörtten beşten seçmeli merkezi sınavlara kilitleyen eğitimlerini ve bu sisteme ortak oluşumuzu bir de bu çerçevede sorguya çekmemiz gerekiyor.

Okumaya devam et “Üstünle Normalin Eşitliği”

Şiir Mitinin Sonu

PATERSON

Bugün, ilk kez 1999 yılında UNESCO tarafından ilan edilen ve dünya çapında kutlanan 21 Mart Dünya Şiir Günü. Bu günü fırsat bilerek özel, mükemmeliyetçi, mitsel ve göksel şiiri yeryüzüne indirip dünyasallaştırabilir; eşitlikçi ve adil olamayan sosyal sistemin yarattığı geleneksel kültürün egemen algı kalıplarını, minimalist Jim Jarmusch’un Paterson filmiyle yıkabiliriz.

Okumaya devam et “Şiir Mitinin Sonu”

Karşı Kültürün Antikahramanı Bukowski

EDEBİYATTAN SİNEMAYA: FACTOTUM

Kendini tüketişinin 30. yılında Charles Bukowski’yi anarken düşünmeden edemedim: Eğreti de olsa muhalif bir duruşu olan yazar, mücadelesini, “Hangi kişisel güzellik, toplum güzelleşmeden kalıcı olmuştur ki?” sorusunu haklı çıkaracak tarzda sürdürdü. Oysa Edip Cansever yanılmış olamazdı: “Gülemiyorsun ya, gülmek / Bir halk gülüyorsa gülmektir…”

Okumaya devam et “Karşı Kültürün Antikahramanı Bukowski”