Öğretmen, Eğitim, Etik

UCITELKA/ÖĞRETMEN

Kapitalizmin çıkarcı, bireyci, ayrımcı, “Bad Teacher”lerinin karşısında, Sovyet devriminin “Öğretmen Duyşen”lerinden; Cumhuriyet’in bağımsızlıkçı, halkçı, aydınlıkçı eğitim önderlerinden ve Köy Enstitüleri’nin fedakâr, aydın, sanatçı öğretmenlerinden ne kaldı geriye? 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde tüm öğretmenlerimiz, “Ucitelka” vesilesiyle toplumsal konumları, mesleklerinin etik değerleri üzerinde bir kere daha düşünmeli.

Okumaya devam et “Öğretmen, Eğitim, Etik”

Yimou’dan Sinemaya Bir Aşk Mektubu

BİR SANİYE/Yİ MİOZHOZHONG

Hollywood’un dünyayı kurtarmaya soyunan yapma kahramanlarının karşısına bazen sıradan, potansiyel enerjiyle hareket eden yerel karakterleri bazen de kinetik enerjileriyle fantazyalar yaratan efsanevi tipleri çıkaran Zhang Yimou, büyük bir özgüvenle Asya sinemasını kendi seyircisinden başka Avrupa ve Amerika’ya da izletiyor. Çünkü kapitalist dünyanın artık daha insani bir kültüre gereksinimi var!

Okumaya devam et “Yimou’dan Sinemaya Bir Aşk Mektubu”

Uzun Lafın Kıs(s)ası…

EDEBİYATTAN SİNEMAYA KISALAR

Atasözü ve özlü sözler gibi yoğun anlamlı kısa anlatıların erdemine dair birçok anekdot var: Voltaire, bir gün meşhur bir hırsızın hikâyesini anlatacağını söylemiş ve söze şöyle başlamış: “Vaktiyle bir banker varmış…”; bunu demiş ve susmuş. Bunun üzerine hikâyesine devam etmesi istenince şu cevabı vermiş: “İyi ya, işte hikâye bitti!”

Okumaya devam et “Uzun Lafın Kıs(s)ası…”

Üçüncü Sinema ve Devrim

LA HORA DE LOS HORNOS/FIRINLARIN ZAMANI

“Devletlerin bağımsızlığa, ulusların kurtuluşa, halkların devrime” mecbur kaldığı bir çağda, “Kızgın Fırınlar”ın kıvılcımlarıyla tutuşan Üçüncü Sinema, “revolver” kamerayla da olsa emperyalizme ateş ediyor!

Okumaya devam et “Üçüncü Sinema ve Devrim”

Bozkırda Deniz Kabuğu

AHMET ULUÇAY

Ahmet Uluçay, Kütahya’nın bir köyünde iki arkadaşıyla kurduğu sinema grubuyla 9 kısa film çekiyor. Filmlerde, karpuz kabuğundan yaptıkları gemilerle çocuk dünyasının düşsel ve duygusal derinliklerine yolculuğa çıkıyorlar. Taşra kültürünün inanç ve folklor ögeleriyle dolu masalsı atmosferini, katmanlı anlam yapısıyla perdeye yansıtarak yokluklar yoksunluklar içinde inanması zor bir sinema dili kuruyorlar…

Okumaya devam et “Bozkırda Deniz Kabuğu”

Sol Çocukluk ve Anarşizm

HAL VE GİDİŞ SIFIR

Althusser’in saptadığı gibi “Devletin İdeolojik Aygıtları”ndan biri olan okullar, “bilgi ve irfan yuvaları” olmak yanında, genç bireyleri egemen ideoloji doğrultusunda budayıp bir kalıba sokmak gibi kritik işlevlere de sahiptir ve doğal olarak yarattığı tepkiye de! “Çocuk anarşistler”in bu tepkisi, Jean Vigo’nun otobiyografisinden esinle ve sürreal anlatımıyla  Zéro de Conduite’de hayat buluyor…

Okumaya devam et “Sol Çocukluk ve Anarşizm”

Cinema Novo’nun Antiestetiği

TERRA EM TRANSE / TRANS HALİNDEKİ ÜLKE

Latin Amerika çıkışlı Cinema Novo ulusal bağımsızlık, sınıf çatışması ve eşitlik mücadelesi ile karakterize edilen temaları sinema dilinde yeni arayışlarla buluşturdu. Geleneksel anlatı yapısını reddeden Yeni Sinema’nın yönetmenleri, ticari sinemaya karşı antiemperyalist bir sinema inşa etmek istediler. Bu amaçla kameralarını kırsal kesimin toprak mücadelesine, gecekondu bölgelerinin yoksulluğuna, kolonyal ülkelerin ulusal kaynaklarının yabancı şirketlerce sömürülmesine çevirdiler.

Okumaya devam et “Cinema Novo’nun Antiestetiği”

Eğitimin İki Yüzü

MONA LISA SMILE

Ortaokul mezunu öğrencilerin liselere yerleştirilmeleri yapılırken ve lise mezunu öğrenciler üniversite tercihlerinin sonuçlarını heyecan içinde beklerken, eğitimin sahip olduğu mevcut sistemi sürdürme gücü ile var olanı dönüştürme enerjisinin “Mona Lisa Gülüşü”yle bir kere daha düşünülmesine vesile olmak istedim!

Okumaya devam et “Eğitimin İki Yüzü”

Deneyselden Avangarda

SANAT VE SİNEMA

Feodalitenin en ağır biçimde yaşandığı bir çağda, bu toplumsal yapıyı ve kültürü içselleştiren bir sanat etkinliği, deneysel ve devrimci olmadığı gibi, gerçekte sanatsal bir etkinlik de değildir; tıpkı çağımızda sömürgeciliğiyle ve gerici karakteriyle bu kez burjuvazinin “postmodernizm” kültürünü, modernite eleştirisi sosuyla meşrulaştıran “sanat eserleri” gibi. Birincisinde deneysellik de öncülük de burjuva sanatındayken, artık ikincisinde bu sınıfın alternatifi olan sosyalist sanattadır.

Okumaya devam et “Deneyselden Avangarda”

Sanatla İyileşmek

FRIDA

20. yüzyılın ikonik sanatçılarından Frida Kahlo, 6 Temmuz 1907 olan doğum tarihini, Meksika devriminin doğuşuyla ilişkilendirmek için 7 Temmuz 1910 olarak ilan edecek kadar “Meksikalı” ve “devrimci”ydi. Bireysel acılar, toplumsal mücadeleler ve bunları tuvalde yeniden yaratmakla dolu 47 yıllık yaşamın öznesi Kahlo’yu; doğumunun 116, ölümünün 69. yılında, biyografisine odaklanan Frida filmiyle anıyoruz.

Okumaya devam et “Sanatla İyileşmek”