Sosyal Laboratuvar Olarak Okul

ÖĞRETMENLER ODASI/DAS LEHRERZIMMER

Okul sosyal mikro kozmostur, toplumda yaşananların küçük bir yansıması yani. O yansımada, öğrencilerle arasında, 0,9 ile 1 arasındaki kadar bile boşluk olmayan öğretmenin uygulayacağı küçük bir kuvvet, bütün domino taşlarını devirebilir…

Okumaya devam et “Sosyal Laboratuvar Olarak Okul”

Uzun Filmin Kısası…

KISA META FİLM ANTOLOJİLERİ

Sanatta üst anlatı, kendi gizlerini ifşa etmekten çekinmeyen saf ve doğrucu çocuktur, kurgusuz ve dolaysız! Kısacık sürelerde çok uzun hikâyeler anlatan kısa meta filmler de kamerayı kendilerine çevirip bir üst anlatı kurduklarında, içlerini dökerek seyirciye “Ne olur beni anlayın!” der gibidirler…

Okumaya devam et “Uzun Filmin Kısası…”

Anadolu Rock ve Cem Karaca’nın Gözyaşları

Cem Karaca’nın eksik biyografisi bile, doğası gereği “eksiltili” bir ifade biçimi olan sinemayla sanatçıdan bize bütünlüklü bir miras bırakmayı başarıyor; o miras Anadolu kültürü, vatan sevgisi ve emek saygısıyla günümüzde de değerini koruyor…

Okumaya devam et “Anadolu Rock ve Cem Karaca’nın Gözyaşları”

Edebiyat-Sinema İlişkisi Bağlamında Benşilik ve Film Betimleme Yazarlığı

Edebiyat-sinema ilişkisi denince, iki sanatın dramatik yapı ortaklığı ve edebiyattan sinemaya uyarlamalar akla geliyor. Bu ilişkide sinema, edebiyatı kendi diline dönüştürüyor. Oysa yıllar önce benşiler ve bugün de film betimleme yazarları, sinemanın dilini edebiyatın diline çevirerek onu daha erişebilir ve daha sosyal kıldılar, kılıyorlar

Okumaya devam et “Edebiyat-Sinema İlişkisi Bağlamında Benşilik ve Film Betimleme Yazarlığı”

Eğitimin Sınıfsallığı ve Kerkenezin Eğitimi

KES, KEN LOACH

Kapitalist sistemin rekabetçi, yarışmacı eğitimi, burjuva sınıfının sınavlara daha iyi hazırlanabilen avantajlı çocuklarına “nitelikli” eğitim sağlayıp avantajlı iş olanakları yaratır. Onlar da bu avantajlarını kendi çocuklarına aktararak çarkın dönmesine süreklilik katar… Bütün kapitalist ülkelerde; Türkiye dahil!

Okumaya devam et “Eğitimin Sınıfsallığı ve Kerkenezin Eğitimi”

Bir Kültür Devrimi Anlatısı

ÖZSOY OPERASI VE BİR CUMHURİYET ŞARKISI

Özsoy Operası, Şehnâme’nin ulusal sınırları çizen anlatısını, evrensel bir kardeşlik ve barış mesajı için bir araç olarak yeniden kurgularken yarattığı vizyonla, “Atatürk, Yurtta sulh, cihanda sulh diyerek bir barış mesajı vermemiş aslında…” diyen ufuksuzluğa, 90 yıl önce hak ettiği yanıtı vermiş görünmektedir… Bir Cumhuriyet Şarkısı, sadece bu nedenle bile alkışı hak eder!

Okumaya devam et “Bir Kültür Devrimi Anlatısı”

Bergman Sinemasında “Kötülük Problemi”

Çağımızın “kötülük problemi”, kötülüğün kanıksanması, normalleşmesidir. Egemen ideolojinin ürettiği mikrop, en yakın ilişkierimize bulaşmışken, felsefenin yanına sosyolojiyi de koyarak “problemi” yeniden tanımlamak kaçınılmazdır. Üstelik Bergman sineması bunun için iyi bir olanak…

Okumaya devam et “Bergman Sinemasında “Kötülük Problemi””

‘Aşkın Gözü’ kör değil!

FİLM BETİMLEME YAZARLIĞI

19. yüzyılın sonunda sessiz doğan sinema 30 yılda seslendi, 50 yılda tümüyle renklendi ve 100 yılda dijitalleşti. Japon sessiz sineması yüz yıl önce benşilerle toplumun mümkün olan en geniş kesimine ulaşmanın yolunu bulmuştu. Kawase’nin Hikari’si üzerinden soruyoruz: Neden sesli betimleme metin yazarları da benzer bir işlevle sinema sanatını daha erişilebilir kılan anlatım ustası edebiyatçılar olmasınlar?

Okumaya devam et “‘Aşkın Gözü’ kör değil!”

Gerilimden Sanat Yapan Yönetmen HITCHCOCK

Giderek daha gerilimli, çatışmalı bir zeminde ve zamandayız. Emperyalizm belası yüzünden dünyanın birçok yerinde insanların çoğu, korku türünde bir filmin karakterleri gibi yürekleri ağızlarında yaşıyor. Geri kalanları ise gerilim dolu bu filmi bir sinema salonunda sessizce izliyor, tıpkı bir Hitchcock filmi izliyor gibi…

Okumaya devam et “Gerilimden Sanat Yapan Yönetmen HITCHCOCK”

“Yaraları Boyamak”

ADOLESCENCE/ERGENLİK,2025

Yaşamda rekabeti, eğitimde yarışmayı, toplumsal ilişkilerde sınıfsallığı ve ayrımcılığı meşru gören kapitalizmin ürettiği sonuçları, sistem içinde ortadan kaldırabilmeyi ummak, boş bir hayal olmakla birlikte; bütün suçu sisteme yıkıp elini kolunu bağlayarak oturup beklemek de en başta sorumlu ve duyarlı eğitimciler için var olma nedeninin inkârıdır.

Okumaya devam et ““Yaraları Boyamak””