Yaraları Boyamak

ADOLESCENCE/ERGENLİK (2025)

Yaşamda rekabet, eğitimde yarışma, toplumsal ilişkilerde sınıflar ve ayrımcılık üreten kapitalizmin ürettiği bu sonuçları, sistem içinde ortadan kaldırabilmeyi ummak, “yaraları boyayla gizlemek”ten başka bir şey olmamakla birlikte; bütün suçu sisteme yıkıp elini kolunu bağlayarak oturup beklemek de en başta sorumlu ve duyarlı eğitimciler için var olma nedenlerinin inkârıdır.  

Okumaya devam et “Yaraları Boyamak”

Algoritmik Gerçeklik, Dil ve Anlam

Postmodernizmin gerçeklik eleştirisi makineleşti, Nietzsche’nin ‘hakikat maskesi’ model çıktısına evrildi, Foucault’nun ‘gerçeklik rejimi’ veri ekonomisine dönüştü, Derrida’nın ‘ertelenen anlamı’ hesaplanabilir oldu, Baudrillard’ın ‘simülakrı’ dijital içerik hâline geldi…

Okumaya devam et “Algoritmik Gerçeklik, Dil ve Anlam”

Olgu ya da kurgu, bütün mesele bu!

HAMLET’TEN HAMNET’E
Fact or Fiction, That is the Question!

Kim dayanabilir zamanın kırbacına?

Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,

Sevginin kepaze edilmesine,

Kanunların bu kadar yavaş,

Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine,

Kötülere kul olmasına iyi insanın?..”

Okumaya devam et “Olgu ya da kurgu, bütün mesele bu!”

Manosfer/İncel Kültürü Kıskacında Çocuğu ve Eğitimi Yeniden Düşünmek

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, akran zorbalığından akran cinayetlerine sıçrayan eğitimi; incel/manosfer kültürü kıskacındaki çocuklarımız ve Cumhuriyet eğitiminin çağdaş, sosyal, aydınlanmacı, laik kodları üzerinden yeniden düşünmemiz ve inşa etmemiz gerekiyor…

Okumaya devam et “Manosfer/İncel Kültürü Kıskacında Çocuğu ve Eğitimi Yeniden Düşünmek”

Meclisin Yarısı ve Halkın Gelinleri

Siyaset dilinin, “meclisin yarısı” ve “halkın gelinleri”ne yönelik mekanizması, medyada 24 saatlik “son dakika” döngüsünde sürekli ve yeniden üretiliyor. Bu söylemin iletişim biçimiyle kıskıvrak yakalanan meclis ve toplum, çeyrek yüzyıldır bir cenderenin içinde kıvranıp duruyor!

Okumaya devam et “Meclisin Yarısı ve Halkın Gelinleri”

Yunus Emre ve Shakespeare’de “Ben”

Bu karşılaştırmanın meramı, “Ben kimim?” sorusuna Doğu ile Batı’nın verdikleri iki farklı yanıtı, edebiyatın alt metinleri olarak dilin literal-mecaz kuruluşunda daha okunaklı kılmakla sınırlı. Belki tarihte ve günümüzde Doğu-Batı ilişkilerini daha doğru konumlandırmakla genişler!

Okumaya devam et “Yunus Emre ve Shakespeare’de “Ben””

Suç, Sanat ve Etik

SOĞUKKANLILIKLA/CAPOTE

Sanatın meta değerini yükseltmek için insan hayatını araçsallaştıran Capote, yoksul sınıf bireylerini nesneleştirerek, kendi sınıf konumunu pekiştirip toplumsal adaletsizliğe duyarsız kalıyor. Sistemin etik ihlalleri, sanatın özgürleştirici potansiyelini de yok ediyor.

Okumaya devam et “Suç, Sanat ve Etik”

Deli Dili

Deli dilindeki sapmanın günlük dildekinden ne kadar “farklılaştığını” görmek için, Trump‘a (pardon ‘tramp’a) kadar gitmeden, yazıdaki örneklerden birini şu “normal”in cümlesindekiyle karşılaştırmak yetiyor: “Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Tarım sektöründe %12,7 negatif büyüme gerçekleştirdik.” (Gazeteler)

Okumaya devam et “Deli Dili”

Sistemi değiştiremezsen, sınıfı değiştir!

RADİKAL (2023)

Çağdaş eğitim tartışmalarında ve özellikle yoksul bölgelerde dönüştürücü pedagoji arayışlarına ilham veren Radikal filmi, bu arayıştaki öğretmenlere “Sitemi değiştiremezseniz bile sınıfı değiştirebilirsiniz!” diyor ve Meksika’nın yoksul bir kasabasındaki “ceza okulu” öğretmeni Sergio Juarez Correa’yı örnek gösteriyor…

Okumaya devam et “Sistemi değiştiremezsen, sınıfı değiştir!”

Kadın Şairlerimiz…

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Vatanlarının her bir karış toprağını, saçlarının her bir telini canları pahasına savunan İranlı kadınlar ve dünyanın tüm emekçi kadınları için…

Okumaya devam et “Kadın Şairlerimiz…”