Dillerin Doğuşu

“Yaprak kımıldatmadan” atlattığımız 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı, “Medyada Doğru Türkçe Kullanımı” için düzenlenen “görkemli bir ödül töreniyle” kapandı! Cumhurbaşkanı, törende yaptığı konuşmada “İslam başta olmak üzere bütün hak dinler, dilin insana Yüce Yaratıcı tarafından öğretildiğini bildirirler. Rahman Suresi’nde Rabbimizin insana düşünmeyi ve konuşmayı, Bakara Suresi’nde de Hazreti Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğrettiği buyurulmaktadır.” dedi.

Okumaya devam et “Dillerin Doğuşu”

Dil Çeşitliliği Olanak mı Engel mi?

UNESCO, 21 Şubat gününü, “Uluslararası Anadili Günü” kabul etti. 2000 yılında, dünya çapında kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla “21 Şubat Dünya Anadili Günü” kutlanmaya başladı. Peki, insanlığın uyum dünyasını yaratma mücadelesinde dil çeşitliliği olanak mı engel mi? Yanıt, emperyalizmin dayattığı küresel kültür ile Lenin’den çalıp çarpıttığı ‘ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı’ arasındaki çelişki bağlamında verilmelidir.

Okumaya devam et “Dil Çeşitliliği Olanak mı Engel mi?”

Dil ve Devlet

Mademki dil, insanların kültürel yaşamları, eğitim düzeyleri, sosyal durumları, ekonomik ilişkilerdeki konumlarıyla bu denli etkileşim içindedir ve mademki ulusal dilin sınıfsal niteliği, insanların toplumsal statülerinin sürmesinde bu denli etkilidir; o halde devletlerin dil politikaları sadece bir kültürel gösterge değil, iktidarların sınıfsal tercihidir de. Buradan devam edebiliriz…

Okumaya devam et “Dil ve Devlet”

Dil – Eğitim İlişkisi

Dillerin sınıfsallığını ve bunun eğitimde akademik başarıya etkisini tartışmak zorundayız. Eşitsizlik üreten eğitim çarkının, alt sosyal sınıflar aleyhine dönüp durmasının temel nedeni; sosyal sınıfların yaşam, kültür, ilişki biçimlerine göre belirlenen dil tutumları ve o dilin sınıfsal karakteridir. Sorun bu kadar yapısaldır, çözüm de o kadar yapısal olmalıdır.

Okumaya devam et “Dil – Eğitim İlişkisi”

“İki Dil Bir Bavul” ve Bir Film

Bu hafta sonu, dilin türlü bağlamlarına ve Türkçeye ilişkin yazılarımıza bir “film arası” verelim. Bu arada Amsterdam Sinema Fonu’nun 45 000 Dolar desteği, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın mali yardımlarıyla ‘zamanın ruhuna uygun’; Batı’nın açılım sürecini dayattığı ve hükümetin de açılımcı olduğu, İmralı görüşmelerinin ve “bölgenin siyasi temsilcileri”yle mutabakatların başladığı bir dönemde çekilen “İki Dil Bir Bavul”u izleyelim.

Okumaya devam et ““İki Dil Bir Bavul” ve Bir Film”

Türkçe Eğitimi 2

Bir yabancıya Türkçe öğretebilirsiniz, ama ona Türkçe eğitimi veremezsiniz. Anlamının tüm kıvrımlarına ulaşamasanız da yabancı dilde yazılmış bir şiiri okursunuz, ama yabacı dilde şiir yazamazsınız; yabancı dilde makale okuyabilir, okuduğunuzu da anlayabilirsiniz; ama ünlemleriniz, alkışlarınız ve kargışlarınız anadilinizledir! Yabancı dil ile anadili arasındaki fark, öğretim ile eğitim arasındaki fark kadar büyüktür… Her konuda olduğu gibi bu konuda da dönüp dolaşıp Cumhuriyet aydınlığına geliyoruz!

Okumaya devam et “Türkçe Eğitimi 2”

Türkçe Eğitimi 1

Dil Bayramı kutlu olsun…

Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277’de “Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve dîvânda ve mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler.” fermanının üzerinden 744, 26 Eylül 1932’de Cumhuriyet önderlerinin 1. Türk Dili Kurultay’ını toplamalarının üzerinden 89 yıl geçtikten sonra, 2021 “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilan edilmiş, ama bu konuda hiçbir şey yapılmamışken zorunlu eğitim kapsamında Türkçe eğitiminin “hâl-i pür melali”ne bakalım dedik.

Okumaya devam et “Türkçe Eğitimi 1”

Türkçeyi Savunmak

Türkçeyi savunmak, “Dilde sadeleştirme niyetiyle çıkılan yolda Türkçemiz tarihimizin en büyük kelime katliamına maruz bırakılmıştır. Asırlar boyunca kullana kullana Türkçeleştirdiğimiz kelimelere getirilen yasaklar iddia edildiği gibi dilimizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmaya yetmemiştir.” (Kültür ve Turizm Bakanlığı 2019-2020 Özel Ödülleri Töreni’nde Yapılan Konuşma, 20.01.2021) diyen, içinde bulunduğu uygarlık iklimini benimseyememiş, Cumhuriyet’i içselleştirememiş bir iradenin işi değildir!

Okumaya devam et “Türkçeyi Savunmak”

Yapay Zekâ ve Dil

İnsanın duygu ve algı dünyasındaki gelişmeyi ve değişmeleri eş zamanlı yakalayabilen algoritmaların yazılmasına kadar yapay zekâ, kendi dilinin kusurlarını azaltarak gelişmeye devam edecek. Gün gelip de bu gelişme insanınkiyle eşitlenebilecek mi, işte bu sorunun yanıtı henüz belli değil. İnsanın öğrenme sürecini birebir taklit edebilecek yapay zekânın icadına kadar da belli olmayacak!

Okumaya devam et “Yapay Zekâ ve Dil”

Dil ve İktidar

En küçük sosyal kurum olan ailede babalar, grup önderleri ve toplumsal örgütlerdeki liderler gibi her türlü sosyal ‘iktidar’, ‘muktedir’ olma ve bunu sürdürme ‘kudretini’ dilden alır. Toplumsal sınıfların ortaya çıkmasıyla birlikte siyasal iktidarların varlıklarını sürdürme biçimleri, dil ve söylem bakımından sosyal iktidarlarınkinden farklı olmamıştır.

Okumaya devam et “Dil ve İktidar”