“Şiir, ihtiyacı olanındır!”

Il Postino / Postacı

Nüfus adıyla Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto, bizim bildiğimiz adıyla Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı’nın şairi Pablo Neruda, 12 Temmuz 1904’te doğdu; 23 Eylül 1973’te siyasi mücadelelerle ve şiirle dolu 69 yıllık fiziki bir hayatı geride bırakarak dünya edebiyatının ve devrimler tarihinin unutulmazlar listesine yazıldı. Biyolojik yokluğunun 49’uncu, poetik ve politik varlığının 99’uncu yılında Michael Radford’un 1994 yapımı Il Postino (Postacı) filmi ile selamlıyoruz.

Okumaya devam et ““Şiir, ihtiyacı olanındır!””

“Anday Şiiri”nin Grameri

“Şair burada ne söylemek istemiş?”

Milas Belediyesi, Melih Cevdet Anday’ın yazları yaşadığı Ören’de 26 Ağustos’ta başlayan ve üç gün süren Melih Cevdet Anday Sempozyumu düzenledi. Halim Şafak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen sempozyumda ilk gün Melih Cevdet’in Anday’ın şair ve yazarlığı çeşitli yönleriyle incelenip tartışıldı. Sempozyum bildirilerinin yer aldığı Melih Cevdet Anday: ‘Rahatı Kaçan Ağaç’ kitabı okurlara dağıtıldı. Aşağıdaki metin, sempozyumda yaptığım konuşmadır.

Okumaya devam et ““Anday Şiiri”nin Grameri”

Yalan ve Dil 2

‘Göstergebilim’in Yanılgısı

“Efsanevi Dilbilimci”, “Büyük Türk Dilbilimcisi”, “Emekli Profesör” gibi kendisine yak(p)ıştırılmış “yalan” sıfatını reddetme cesareti gösteremeyen Yusuf Aksu; çevirmen, dilbilimci, romancı, öykücü Tahsin Yücel’in elinde Yalan romanının bir “antikahraman”ı olarak, yaşamın tüm yalanlarının nasıl oluşturulup sürdürüldüğünün bir “göstergesi” ve toplumsal ikiyüzlülüğün açıklayıcı bir parodisi olur çıkar.

Okumaya devam et “Yalan ve Dil 2”

Romantizm: Edebiyatta “Fransız İhtilali”

Parlak Yıldız/Bright Star

“Yaşlı Romantik” bir paradokstur! Yoğun duygular ve duyarlıklar içinde hayat Romantiklere yaşlanma fırsatı vermez çünkü; genç yaşta çekip giderler dünyamızdan, arkalarında derin izler bırakarak John Keats gibi. Romantizmin kendisi de uzun ömürlü olamayacak kadar coşkuludur. 50 yıl kadar etkili olduktan sonra kazanımlarını edebiyat dünyasına bırakarak geri çekilmeye başlar. Klasisizmi geri dönülmez biçimde tarihten silen Romantizm, Modernizm’in karşısında aynı sonu yaşar...  

Okumaya devam et “Romantizm: Edebiyatta “Fransız İhtilali””

“Korkma!”

İstiklal Marşı’nın Kabulünün 101. Yılı

Vatan türkümüz, 101 yıldır bize “Korkma!” diyerek sömürgecilik karşısında ulusal bağımsızlığımızı korumak, iki ayağımız üstünde durabilmek görev ve cesaretini veriyor. Ulusumuz 101 yıl önce “Korkma!”dı, 101 yıl sonra da korkmayacaktır!

Okumaya devam et ““Korkma!””

‘Özdemir Asaf’sız 41 Yıl

Akıldan Duyguya Şiirli Bir Yolculuk

41 yıl önce yitirdiğimiz Özdemir Asaf, “Garip Şiiri”yle pencereleri açılarak havalandırılan ve bu nedenle cereyanda kalıp gribe yakalanan, ama İkinci Yeni’yle tedaviye alınan şiirimizin gribini nezleyle atlatmış bir şairidir. Şunu da ekleyelim ki bu g(a)ribal enfeksiyon, salgına karşı şiirimize önemli bir bağışıklık kazandırmıştır.

Okumaya devam et “‘Özdemir Asaf’sız 41 Yıl”

“Otuz Beş Yaş Şiiri” 77 Yaşında

76 yıl önce, 24 Ocak 1946’da CHP’nin düzenlediği CHP Şiir Ödülleri sahiplerini buldu. Bir yıl önce yayımlanmış şiirlerin katılabildiği yarışmanın jürisinde Ahmet Hamdi Tanpınar,  Ahmet Kutsi Tecer, Nurullah Ataç gibi edebiyatımızın önde gelen isimleri yer alıyordu. Jüri 164 şiiri titiz, hak bilir bir incelemeden sonra sonucu açıkladı:   

Okumaya devam et ““Otuz Beş Yaş Şiiri” 77 Yaşında”

Şiirli Zaman

Önceki hafta, takvimin kopardığımız son yaprağı için yazdığımız “Zamansız Zaman” başlıklı yazımızda fizikte terim ve felsefede kavram olarak “zaman”ın peşine düştük. Bu kez de edebiyatta, daraltarak söylersek, Türk şiirinin genelini temsil edebileceğini düşündüğümüz örneklerinde onun izini sürüyoruz; içimizde hak yeme, eksik bırakma korkusuyla…

Okumaya devam et “Şiirli Zaman”

Acıların Kırdığı İki Şiir Filizi

Ölüm duygusunun önüne yaşama sevincini koyarak 2 Aralık 1942’de, henüz 22 yaşında hayata veda edip imgelemimizde hep genç kalmayı başaran sevgili Rüştü Onur’un adı, aynı kahrolası verem nedeniyle 24 yaşında aramızdan ayrılan Muzaffer Tayyip Uslu’yla birlikte anılır. Ve onların yolu 13 Aralık 1979’da yitirdiğimiz modern Türk şiirinin önemli adlarından, edebiyat öğretmeni Behçet Necatigil’le 1941’de Zonguldak’ta kesişir. İşte bu üç güzel isim, bizi doğrularıyla yanlışlarıyla Yılmaz Erdoğan’ın çektiği Kelebeğin Rüyası filmine götürür.

Okumaya devam et “Acıların Kırdığı İki Şiir Filizi”

Edebiyatımızda Öğretmen İmgesi 3

Işık, Güneş, Aydınlık…

Edebiyatımızda Öğretmen İmgesi’ başlıklı yazımızın bu üçüncü ve sonuncu bölümünde Köy Enstitülerinin, 70/80 Kuşağı’nın öğretmen şairlerinin ve İkinci Yeni’nin çıkıntı şairleriyle diğer öğretmen şiirlerinde ‘öğretmen imgesi’nin izini sürüyoruz…   

Okumaya devam et “Edebiyatımızda Öğretmen İmgesi 3”