Yaz Bitsin

kuşlar çığlık çığlığa,
bir yazdan bir yaza göçerken yollarda
kırgındılar, yorgundular… uçtular.
birinin kanadında kapkalın uykusuzluk,
incecik sus vardı gagasında birinin!

çocuklar ağlamaklı,
düşleri savrulurken bir odadan bir odaya
durgundular, solgundular… sustular.
birinin düşüverdi okul çantası sırtından
dağıldı umutları kitapları gibi birinin!

ağaçlar yapayalnız,
bir mevsim dönerken başka mevsime
dalsızdılar, halsizdiler… kaldılar.
birinin gövdesinde kupkuru gölgesizlik
umarsız bırakıp gitti ağırlığı birinin!

sevgililer çekingen,
sevişirken sözleriyle birbirinden uzakta
ürkektiler, yasaktılar… bıraktılar.
birinin sıcaklığı düşürüverdi teninden
heyecanı terk etti yüreğini birinin!

şiirler de ıpıssız,
sararıp solarken hasta bir düzyazıda
sözsüzdüler, imgesizdiler… sizdiler.
birinin ilkyazı böyle geçti çabucak
sızıverdi uyağına sarı sıcak birinin!

ve şairler nefessiz,
gerisini kim söylesin, ne desin?

yeniden yeşermek için… yaz, bitsin!

“Sevdalınız Komünisttir”

Türk dilinin büyük şairi Nazım Hikmet’i ölümünün 57, edebiyatımızın aydınlık gerçekçi romancısı Orhan Kemal’i aramızdan ayrılışının 50. yılında yollarının kesiştiği Bursa Cezaevi yıllarını odağına alan Mavi Gözlü Dev filmini değerlendirdiğimiz bir yazı kapsamında sevgiyle ve özlemle anıyoruz.

Mavi Gözlü Dev / Nazım Hikmet

Hiç’ ile ‘Kitsch’in Sınırı

Malum, doğayı, toplumu ve insanı anlamlandırmanın bilinen iki yolu var: Bilim ve sanat. Bilimin anlamlandırma olanakları deneysellik, nedensellik, ardışıklık ve çizgisellikle sınırlı. Bunlar gerçekliği nesnel ve dıştan görmeye dayalı olanaklar, bu nedenle uyumsuzluk ve çeşitlilik göstermez. Fiziksel bir perspektif bu ve bilim, savunmasını somut kanıtlara dayandırmak zorunda.

Okumaya devam et ““Sevdalınız Komünisttir””

Özdemir Asaf

Akıldan Duyguya Şiirli Bir Yolculuk

Yeri Gelmişken

Önce yeri geleni söyleyelim: Sosyal medya ile şiir ilişkisi! O kadar sıkı fıkı ki bu ilişki, yeri gelmese de yazmak lazım. Geleneksel yaşamın sınırlı iletişim araçları, bireyler için birer sosyalleşme olanakları iken; modern çağın dijital araçları, toplum bireylerinin tekleşmesine ve giderek yalnızlaşmasına neden oluyor. ‘(A)sosyal medya’, kullanıcılarına aktif sığınma alanları sunarken araçlarına da bağımlılık yaratıyor, özel hayat ile kamusal olanın sınırlarını kaldırarak yapıyor bunu.

Okumaya devam et “Özdemir Asaf”