Ziya Selçuk’u Anlama Kılavuzu

Korona saldırmaya devam ediyor ve küresel salgının ulusal yıkımları farklı oluyor. Devlet gibi devleti olan uluslar, virüsle mücadelede kıl kadar yalpalamıyorlar. Bize medyada genellikle yalpalayanlar gösterilip onların haberleri verildiğinden, devletimizin salgınla mücadeledeki başarısını nesnel olarak ölçemiyoruz maalesef.

Okumaya devam et “Ziya Selçuk’u Anlama Kılavuzu”

Üniversite Adaylarına Son Ders: Eğitimin ‘Gini’si

27-28 Haziran’da YKS’ye girecek üniversite adaylarımızdan mezunların bir kısmıyla 12. sınıf öğrencilerimiz “Z Kuşağı”nın mensupları; yani en küçüğü 18 yaşında. Dolayısıyla her biri hayatın gerçeklerini, ülkemizin sorunlarını tartışabilecek yeterlilikte. Bu nedenle adil olmayan, rekabetçi/yarışmacı bir eğitimin yarattığı sonuçları irdeleyen aşağıdaki yazıyı Korona virüsünün felce uğrattığı hazırlık sürecinde yaşadıkları gerçekliği bir de bu açıdan görme olgunluğuyla değerlendireceklerini biliyor, tüm adaylara başarılar diliyorum.

Okumaya devam et “Üniversite Adaylarına Son Ders: Eğitimin ‘Gini’si”

Bir Tutam Tuz

Konumuz bir kere daha ölçme-değerlendirme. Nedeni malum, haziran ayı MEB ve ÖSYM’nin, ortaokul ve lise son sınıf öğrencilerini ölçüp biçtiği bir ay; temmuzsa bunun sarsıntıları! “Değerlendirme”ye hiç girmeyelim; ama ölçmeyi bir kez daha yazalım son olur umuduyla! Son olur umuduyla; çünkü sınav odaklı bir sisteme alternatifler üretebilecek niyete ve donanıma sahip bir Milli Eğitim Bakanımız var artık!

Okumaya devam et “Bir Tutam Tuz”

Ekranlar Kapanırken…

Eğitim Eve Sığar mı?

Bu bir “Okullar Kapanırken…” başlıklı eğitim dönem değerlendirme yazısı olacaktı. Covid-19 salgını nedeniyle okulların daha 13 Mart’ta, çoktaaan kapandığını, yerine “Yaptık mı yaptık, oldu mu oldu!” kabulüyle ekranların açıldığını anımsayınca başlığı değiştirmek şart oldu.

Okumaya devam et “Ekranlar Kapanırken…”

Gezi Parkı Yaz Okulu

7. yılında Gezi’yi, “Yaz Okulu” eğitimi henüz devam ederken müstehzi bir üslupla 7 yıl önce yazılan bir yazıyla selamlıyorum.

Bu sene böyle oldu. Olurdu olmazdı telaşıyla soluk soluğa kaldığımız bir eğitim öğretim yılının son iki haftasına henüz girmiştik ki, birden okullar kapanıverdi. Bu kez okulları Milli Eğitim Bakanlığı değil, öğrenciler kapattı.

Okumaya devam et “Gezi Parkı Yaz Okulu”

Eğitimi “Rock”laştırmak

“Etkileşimli tahtalar öğretmen otoritesini duman etti. Çünkü öğretmenler o tahtaları çocuklar kadar başarılı kullanamıyorlardı. Sınıfta öğretmenlerine tahta üzerindeki bir işlemi nasıl gerçekleştireceğini çocuklar tarif etmeye başladılar. Hâlbuki bizim öğretmen kültürümüzde her şeyin en iyisini, en doğrusunu öğretmen bilir ve çocuklar ondan öğrenirler. Tersine dönünce bu ilişki, öğretmenin otoritesi ciddi…”

Okumaya devam et “Eğitimi “Rock”laştırmak”

Jenerasyonların Karakteristiği ve “Z Kuşağı”nın Eğitimi

“21. Yüzyıl Becerileri ve Eğitim Dizgemiz” başlıklı önceki yazı, henüz ilk çeyreğini yaşadığımız yüzyılımızı ve gereklerini betimlemeyi amaçlıyor; bunu hal-i hazırdaki eğitim dizgemizin hazır bulunuşluğuyla kıyas içinde yapıyordu. Bu yazımızın meramı da bir jenerasyon kısa tarihinden sonra, bugün ilkokul birinci sınıftan lise son sınıfa kadar temel eğitim sürecindeki “doğuştan dijitaller”in özelliklerine ve eğitimlerine odaklanmak.

Okumaya devam et “Jenerasyonların Karakteristiği ve “Z Kuşağı”nın Eğitimi”

21. Yüzyıl Becerileri ve Eğitim Dizgemiz

Her çağ ya da tarihsel kesit, kendine özgü toplumsal değerlerle uyumlu hareket edebilecek bireyler ister. Bu bireylerin yetiştirildiği dizgeye “eğitim” diyoruz. Dolayısıyla dizgenin içeriği, amaç ve hedefleri, kazanım ve becerileri yaşanan zamanın sosyoekonomik, sosyokültürel paradigmaları tarafından belirleniyor. Bu nedenle eğitimde olan biteni anlamak, her şeyden önce çağın yerleşik değerlerini, kabul kalıplarını bilmekle mümkün.

Okumaya devam et “21. Yüzyıl Becerileri ve Eğitim Dizgemiz”

Eğitimin Sınıfsal Döngüsü

Değişmeyen Gündem

15 yılını tamamlayan AKP iktidarının toplumu dönüştürme çalışmalarının merkezinde eğitim var. Bunun nedeni açık, uzun soluklu ve amansız bir mücadeleye girmişseniz ve bunu daha on yıllar boyunca sürdürme azim ve kararlığındaysanız, işe buradan başlayıp buradan ilerlemeniz gerekir. Yarını düşünüyorsanız, yarının bireylerini şekillendirmeniz lazım; yolu da malumunuz eğitimdir.

Okumaya devam et “Eğitimin Sınıfsal Döngüsü”

Endüstri 4.0 – Müfredat 1.0

İnsanlık çeyrek yüzyıldır son derece etkili bir değişim ve dönüşümün içinde bocalayıp duruyor.  Esas olarak 1980’lerin son yıllarında teknoloji alanında yaşanan sıçramalı gelişmeler, günlük yaşamımızı neredeyse eş zamanlı etkileyen sonuçlar doğuruyor. Bu baş döndürücü değişim, insanlığa hem beslenme, barınma ve sağlık gibi geleneksel sorunlarını aşmak için fırsatlar sunuyor hem de toplumsal uyum ve insani değerlerin korunması noktasında riskler taşıyor. Bocalayıp duruyor dediğimiz bu.

Okumaya devam et “Endüstri 4.0 – Müfredat 1.0”