İki Shakespeare: Biri var, biri yokmuş!

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü‘nde dünya kültürünün önemli ismi, tiyatro sanatının büyük ozanı William Shakesperae’yi “Shakespeare in Love” (Âşık Shakespeare) filmiyle selamlıyoruz…

 "Bütün dünya bir sahnedir.
 Erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu...
 Girerler ve çıkarlar.
 Bir kişi birçok rolü birden oynar..."   
(Shakespeare, As You Like It/Nasıl Hoşunuza Giderse 2. perde, 7. sahne)
Okumaya devam et “İki Shakespeare: Biri var, biri yokmuş!”

Hayallerim, Aşkım ve Sen

Türk Edebiyatının en kırılgan iki kardeşiydi Özlüler. İkisi de edebiyatın en duyarlı mevsimi olan sonbaharın en duyarlı ayı eylülde doğmuşlardı. Küçük kardeş Tezer, Çocukluğun Soğuk Geceleri‘nden çabucak geçerek Yaşamın Ucuna Yolculuk‘unu henüz 43 yaşında 18 Şubat 1986’da sonlandırmıştı. Büyük kardeş Demir Özlü ise siyasi duruşu nedeniyle işini ve yedek subaylığını kaybetti. Askeri darbelerin solu kırdığı yıllardı; 12 Mart’ta tutuklandı, 12 Eylül’de vatandaşlıktan çıkarıldı. Varoluşçuluğun etkisinde Bunaltı (1958) ile girdiği yazın dünyasının içinde Boğuntulu Sokaklar, Bir Küçükburjuvanın Gençlik Yılları, Bir Beyoğlu Düşü, Stockholm Öyküleri, İthaka’ya Yolculuk‘la dolaştı. Yine bir soğuk şubat sabahı 85 yaşında kardeşi Tezer’ine kavuştu (13 Şubat 2021). Bu iki duyarlı yazarımızı, Atıf Yılmaz‘ın, Demir Özlü’nün Derine adlı öyküsünden Bir Beyoğlu Düşü sekansını yaptığı Hayallerim, Aşkım ve Sen filmiyle ve özlemle anıyoruz.

Okumaya devam et “Hayallerim, Aşkım ve Sen”

Öğrenciler Faşizmi Yargılıyor!

Sophie Scholl-Son Günler

Bu bir film değerlendirme yazısıdır. Sanat yapıtları her türlü yoruma açık olmakla birlikte, “Sophie Scholl-Son Günler” adlı filmin bu yazıya konu olmasının, son günlerde üniversitelerimizde yaşanan olaylarla bir ilgisi yoktur. Kurulabilecek olası bir ilgidense üniversite öğrencilerimizin ders alması beklenir!

Okumaya devam et “Öğrenciler Faşizmi Yargılıyor!”

Karanlığın İçinden

Mucize İşçi

Sizi 7-14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası‘nda onların dünyasını yakından izlemeye çağırdığım bu yazının paradoksunu görmezden gelmeniz dileğiyle…

Okumaya devam et “Karanlığın İçinden”

İyilik Bul İyilik Yap

Pay It Forward

Bir adam, hiç tanımadığı bir gazeteciye son model arabasını veriyor. Bu gazeteci, gazetecilik gücünü kullanarak tanıdığı bürokratı tanımadığı bir zenci genci cezaevinden kurtarması için ikna ediyor. Bu zenci genç, kolunda derin bir bıçak yarası olduğu halde, hastanede muayene sırasını tanımadığı astımlı bir çocuğa verip onun hayatını kurtarıyor. 11 yaşında bir çocuk, aç biilaç sokaklarda yaşayan tanımadığı genç bir adama kendi işini kurması için kişisel serveti olan biriktirdiği harçlıklarını veriyor. Bu genç adam, köprüde intihara kalkışan hiç tanımadığı bir kadını yalvar yakar ikna ediyor ve hayata döndürüyor…

Okumaya devam et “İyilik Bul İyilik Yap”

The Class/Entre Les Murs

Sınıf/Duvarların Arasında

1925 yılında yapılan Dünya Konferansı’nda imzalanan Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi çerçevesinde kabul edilen Dünya Çocuk Günü, çocuklar arasında ortak duyguların pekiştirilmesi ve barış içinde yaşama özlemlerinin güçlendirilmesi amacıyla her ülkede farklı tarihlerde kutlanıyor. Ülkemizde bu kutlama ve etkinlikler ekim ayının ilk pazartesi günü yapılıyor, yani bu yıl bu gün, 5 Ekim. 5 Ekim aynı zamanda, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edildi. Öğretmen ve çocuk gibi bu iki güzelliği buluşturan bu güzel günü, örnek alınacak bir deneyim sunan Sınıf/Duvarların Arasında filmiyle kutlu kılalım.

Okumaya devam et “The Class/Entre Les Murs”

Bir Okul Filmi Klasiği: Hababam Sınıfı

Hababam Sınıfı’nı aklımıza düşüren iki neden var: İkincisi, Korona virüsü zaten okuldan uzaklaşmaya başlamış olan eğitimin okulla ilişkisini temelli kesti ve artık eğitim yöneticilerimiz eğitimi okulsuz yönetiyorlar; çocuklarımız sosyalleşmelerini sosyal medyada gerçekleştiriyorlar. Kel Mahmut oradan eğitim yöneticilerine sesleniyor: “Otur, sıfır!” Ve biz de burada eğitimden kayıp giden okula bir ağıt yakıyoruz!

Cemil Türkarman’ın ‘Ilgaz’ adlı türküsünün “Ilgaz Anadolu’nun sen yüce bir dağısın” dizesine “Eteklerinde kitaplar…” dizesini ekleyince büyük usta; artık bu bir Can Yücel şiiri oluyor ve ‘Ilgaz’ da Türk Edebiyatının ‘yüce dağı’ Rıfat Ilgaz’a dönüşüyor! Rıfat Ilgaz deyince de akıllara Hababam Sınıfı düşüyor.

Okumaya devam et “Bir Okul Filmi Klasiği: Hababam Sınıfı”

Eğitimin Süpermen’i Özel Okullar mı?

Dünyada değilse de ülkemizde pandemiden en çok zararı çocuklarımızın eğitimi gördü, görüyor. Ekonominin, turizm sektörünün üstüne titrenilen bu süreçte eğitim politikalarındaki ciddiyetsizlik ne yazık ki devam ediyor. Veliyi özel öğretimin kucağına iten eğitim yönetimi, nitelikli eğitime erişimde eşitsizliği “telafi edilemeyecek” denli derinleştiriyor. Peki, özel okul çare mi? Gelin sorunun yanıtını Davis Guggenheim’in belgesel filmi Waiting for Superman’ı (Süpermen’i Beklerken) izlerken bir kere daha düşünelim!

Süpermeni Beklerken / Waiting for Superman

Bir Durum Saptaması

“Dört kurabiyem olsaydı ve ben ikisini yeseydim, yüzde kaçını yemiş olurdum?” Amerikalı siyahi ortaokul öğrencisi düşünüyor, soruyu kafasında gezdiriyor. Tavana bakıyor, parmaklarından yardım alıyor. Bunun için içler dışlar çarpımı yapmak gerektiğini söylüyor. İşlemi, içten seslendirerek dıştan yapmaya çalışıyor ve bir süre sonra yanıtlıyor: “Tam olarak %50’sini yemiş olursun.” Yüzünde gurur ve mutlu bir gülümseme…

Okumaya devam et “Eğitimin Süpermen’i Özel Okullar mı?”